Archive for the ‘lida’ Category

Aralıklı olarak lida kullanımı

Öncelikle belirtmek gerekir ki Lida’yı istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Ancak daha önceki yazılarımız da Lida’yı düzenli kullanmanın zayıflamanız üzerinde ki etkisinden bahsetmiştik. Lida’nın zayıflatma becerisi düzenli kullanımda kendini gösteren bir üründür. Lida kapsülü size enerji vererek vücudunuzun bitkin düşmesini engeller. Bu durumda Lida’yı ara vererek kullanmanıza hiç bir gerek yoktur çünkü zaten Lida sizin gün içinde canlı ve dinç kalmanızı sağlar. Dediğimiz gibi Lida düzenli kullanımda oldukça büyük etkiler gösterir. Ara vererek kullanmak sadece sizin zayıflama sürecinizi yavaşlatır. Lida kullanan kişilerden de duyabileceğiniz gibi bazı kişiler 10 günde 5 kilo verir, bazılarıysa sadece 1 ya da 2 kilo.. Bu durum Lida’ile ilgili değildir. Her vücudun Lida’ya verdiği tepki farklı olabilir. Siz kilo veremediğiniz için Lida kullanmaya ara vermeyin ya da Lida kullanmaktan vazgeçmeyin. Herkesin verdiği tepkiyi sizin vücudunuz da gösterecek diye bir kural yoktur. Siz ara vermeden Düzenli olarak kullanırsanız herhangi bir şüpheniz olmasın ki kesin kilo verirsiniz. Lida’nın zayıflattığı oldukça fazla insan olduğunu yaptığınız araştırmalarla siz de görebilirsiniz. Kısacası kilo kaybı herkes de yaşanmaktadır. Tek fark herkesin kilo kaybı yaşadığı zaman aralığı farklılık gösterebilir.
Eğer istediğiniz ölçüde zayıflama sağlayamadığınız için ara vererek kullanmayı düşünüyorsanız bizce tam tersi kesinlikle ara vermemelisiniz. Düzenli kullanımın etkisi zayıflamada oldukça büyüktür. Eğer vücudunuzu dinlendirmek için ara vermek istiyorsanız bu tamamen sizin kendi kararınıza kalmıştır ancak böyle bir dinlendirmeye ihtiyacınız olmadığını Lida uzmanları da belirtmektedir. Çünkü vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi zaten Lida’dan sağlamanız mümkün. Ayrıca bir ay boyunca oldukça yavaş kilo verdiyseniz bu bir ayın sonunda düzenli kullanıma ara vermeden devam ederseniz zayıflama süreciniz hızlanacaktır. Çoğu kullanıcımızda karşılaştığımız bu durum sonucunda düzenli kullanmanın ara vererek kullanmaktan çok daha etkili olduğunu görüyoruz. Dediğimiz gibi ara vererek kullanmak kullanıcının kendi isteğine kalmış bir durumdur. Ancak ara verdiğiniz anda zayıflama hızınızın yavaşlayacağınıda bildirmek bizim görevimizdir. Lida’nın daha etkili olmasını istiyorsanız düzenli kullanıma önem verin.

Obezite Hastalığı`na Karşı Lida !

Victor Hugo insanların anlamadıkları şeyleri başaramayacaklarını söyler. Bu yüzden Lida kullanmaya niyet eden herkesin öncelikle ürünü anlamaları gerekiyor. Bu kuralı şişmanlığa uygularsak, şişmanlığa neyin yol açtığını bilmeden kilo kaybedemeyeceğimiz ortaya çıkar. Şişmanlamanın yolu şu ana kadar yaptığımız gibi dikkatsiz beslenme ve kendimize özen göstermemek, zayıflamanın yolu ise şüphesiz Lida’ dır. Lütfen aşağıdaki listede sıralanan ve insanların kilo almasına büyük ölçüde neden olan kötü alışkanlıklar listesini inceleyin ve bu alışkanlıkları Lida ile günlük hayatınızdan çıkarın.

Sonuçlar karşısında sevinçle şaşıracaksınız. Lida sayesinde yalnızca adınız bir zamanlar olduğunuz şişman kişiyle aynı kalacak.

  1. Hızlı yeme ve lokmaları iyice çiğnemeden yutma alışkanlığı sindirimin kötü olmasına ve bedeninizde yağ birikmesine neden olur.  Lida gerçekanlamda böyle bir alışkanlığı kasul etmez. Her lokmayı en az elli kere çiğneyin; çiğnemek öyle eziyetli bir iş değildir.
  2. Yemeklerde sıvı tüketmek sindirim ve hormonal sistemlerinizde düzensizliklere yol açar. Lida ile yemek süresi dışında su tüketin. Yemeklerle birlikte içtiğiniz su bile olsa sizi şişmanlatır.
  3. Tatlı, unlu mamuller yemek sindirim sisteminizin emici duvarlarının nişastayla kaplanmasına ve bedeninizde üretilen sümüksü maddenin artmasına neden olur. Üstelik tatlılar Lida kullanılsa bile kilo almayı hızlandırır. Kurutulmuş meyveler, ayçiçeği ve kabak çekirdeği ve az miktarda kabuklu yemiş yemeniz en iyisidir.

lida kullananlar alkol kullanabilirmi?

Lida kullanırken alkol tüketebilir miyiz ? Diyeceksiniz…

Ne alkolden, ne Lida’ dan vazgeçin! Ürün kullanımı süresince alkol tüketebilirsiniz lakin bazı şartlarla birlikte.

Alkol tüketiminizin sınırını kaçırmamanız Lida için önemlidir. Çünkü fazla alınan alkol, beraberinde çok yemek ve meze tüketimini de getireceği için zayıflamanız aynen çok alkol aldığınız andaki görüşünüz gibi puslu bir hayale dönüşecektir.

Lida kapsülün günlük alım şartı her sabah 1 kapsüldür. Ürünü aldığınız andan itibaren 5 saat içerisinde alkol tüketmemeniz gerekmektedir. Buna bakarak şöyle bir örnek verebiliriz:

Örneğin Ahmet bey her gün öğlene doğru saat 11:00′ de uyanıyor. Lida’ sını alıp kahvaltısını yapıyor. Ahmet beyin saat 4′ e kadar alkol almaması gerekmektedir. Zaten sabah yada öğleden önce alkol alınması durumu çok sözkonusu olan bir durum değildir. Bunun tam olarak tersi de geçerlidir. Örneğin saat sabaha karşı 04:00′ da eğlenceden ayrılmış bir kişinin saat sabah 09:00′ a kadar alkol alması tavsiye edilmez.

Kısaca özetlemek gerekirse Lida’ ya alkolün süre olarak uzak tutulması lazımdır. Bu da Lida’ nın alkolün etkisiyle zayıflatıcı özelliğini kaybedebilme ihtimaline karşı bir önlemdir.

Kimi zaman alkol, Lida’ nın midede aktifleşmesini ve dağılarak etken maddesinin kana ulaşmasını önleyebilmektedir…

Kimler lida kullanamaz?

Lida Kimler Kullanamaz?

Lida Yosun Kapsülünü kullanmak isteyen kimselerin aşşağıdaki uyarılara dikkat etmeleri gerekmektedir.

19 yaşından küçük veya 60 yaşını aşkın;
3 Kg.’ den az kilo fazlası bulunan;
Aşırı sıvı tüketmesi sakıncalı olan;
Metabolizması çekirdekli ve kabuklu yemişler veya içerikteki diğer bitkilere alerjik reaksiyon gösteren;
Gebelik yada emzirme döneminde olan;
kimseler ile doktor kontrolünde ve tedavisi devam eden aşşağıdaki rahatsızlıklara sahip kimseler;

Her tür kalp rahatsızlığı;
Damar sistemindeki rahatsızlıklar;
Hipertansiyon;
Migren;

Kati Surette Kullanamazlar!

Lida İle İlgili Önemli Makale

Yüksek Tansiyon ve Lida’ ya Alternatif.
Yüksek tansiyon şikayeti bulunan kişilerin Lida kullanmalarının sakıncalı ve bu yüzden yasak olduğu biliniyor. Bu sebepten yüksek tansiyon için alternatif bir zayıflama ve sağlıklı beslenme çözümü olan Tansiyon diyeti’ ni yayınlıyoruz.

Kan basıncına TANSİYON, bunun normal sınırların üstüne çıkmasına HİPERTANSİYON, TANSİYON YÜKSEKLİĞİ diyoruz. Tansiyon, birisi kalbin kanı pompalama zamanına rastlayan ÜST TANSİYON, (tavan), diğeri de kalbin dinlenme zamanına rastlayan ALT TANSİYON, (taban) olarak ölçülür. Normalde üst tansiyon 140 milimetre cıva ağırlığı, alt tansiyon ise 80 milimetre cıva ağırlığıdır. Tansiyon bazen tavan, bazen taban tansiyonunun, bazan da her ikisinin birlikte yükselmesi şeklinde görülür. İkisi de sağlığımız bakımından önemlidir. Bir karşılaştırma yaparsak alt tansiyonun yükselmesi daha önemlidir. Çünkü üst tansiyonun yükselmesi kalbi geçici bir süre ilgilendirdiği halde, alt tansiyonun yükselmesi kalbi devamlı etkisi altında bulundurur.

Tansiyon ekseriya 2 nedenle yükselir:
1- Böbrek iltihabı, böbrek üstü Hipofiz bezi gibi bazı hormon yapım yerlerinde düzensizlik oluşturan hastalıklar, veya kalpten çıkan en büyük damar olan aort hastalıkları.
2- 45 yaşından sonra birçok kişilerde, bugün için iyice bilemediğimiz nedenler. Buna da hekimlikte esansiyel veya asabî tansiyon diyoruz. Birçok kişiler bu ASABI kelimesini sinir tansiyonu zannederek küçümsemekte gerekli tedavi ve perhizinde ihmal göstermektedirler. Buradaki ASABÎ kelimesinin anlamı SİNİRLİLİK değildir. Sebebini bilemediğimiz için bu adı verdiğimiz gerçek tansiyon budur. Diyeti yapılmadığı, gerekli ilâçlar alınmadığı takdirde, kalpte büyüme, kalp yetmezliği, damar sertliği, kalp krizleri, enfarktüsler, felçler ve böbrekleri bozarak Üremi yapan işte bu tansiyondur.

Tansiyonu yüksek olanlarda, damar sertliği, olmayanlara oranla daha sık ve erken oluşur. Damar sertliği oluşup, yaygınlaştıkça da tansiyon daha da yükse-ir. Tedavisi daha güç bir hal alır. Bugün için bizi korkusu altında bulunduran 2 tür hastalık vardır.

1- Kanserler
2- Damar sertliği

İlerde Kansere de bir çare belki bulunacak. Fakat öyle görünüyor ki, tedbir ve ilâçlarla insan ömrünü ne kadar uzatsak da, damar sertliğinin gerçek tedavisini adem oğlu hiçbir zaman başaramayacaktır. Çünkü ölümü önlemenin gerçek çaresi o zaman bulunacak, insanoğlu ebedî yaşama o zaman kavuşacaktır.

45 yaştan sonra yükselen bu tansiyonların bir kısmını, bir süre dahi olsa diyetlerle normal düzeye düşürmek mümkündür. Aslında kişi tansiyon ilâcı da alsa, gerek ilâca yardımcı olmak bakımından ve gerekse damar sertliğini geciktirmek amacı ile yine de diyet yapmalıdır. Birkaç aylık sıkı diyetden sonra normal düzeye inemeyen kişiye tansiyon ilâcı da verilir. Şurasını hiç unutmamak lâzımdır. Tansiyon diyeti ömür boyu devam edecektir.

Tansiyon diyetinin temeli de Koroner hastalıklarda açıkladığım diyetin aynıdır. Yani tuzsuz, yağı ve kalorisi az bir diyet. O bölümde 13 madde halinde bildirdiğim koşullar aynen burada da uygulanmalıdır.

Gerçek lida nasıl anlaşılır?

Piyasada sahtesine sıkça rastlanabilen zayıflama hapı Lida’nın orjinal kapsülü aşağıdaki resimdeki gibidir.

gerçek lida

gerçek lida

Lida Diyet Programı

Lida diyetinin ilk haftası boyunca insanların sık sık “bu sağlıklı yiyeceklerin hepsini yiyorum, ama kendimi iğrenç hissediyorum, bunu anlayamıyorum” dediklerini duyuyorum.
Anlayamadıkları, bedenin kimyasallarla doldurulmuş hayvansal, pişmiş ve işlenmiş gıdaların ardından kalan toksik atıklardan kurtulurken neler yaşadığıdır. Canlı besin diyetine ilk başladığınızda bu atıklar hücreleriniz, organlarınız ve kan dolaşımınız yoluyla bedenden atılır. Ancak bu atıklar çıkmadan önce, son bir kez sizi hastalık belirtileri ile rahatsız ederler.
İçeride gerçekleşen bu temizlik işlemi, ev temizliğine çok benzer. Evinizi temizledikten sonra, kapısını kapatıp birkaç yıl sonra girdiğiniz oldu mu hiç? Eşyalar, nispeten temiz ve düzenli görünür, ta ki herhangi bir şeyi yerinden oynatıp ortalık toza dumana karışana dek. Hemen bir kova su getirip fırçayla yeri ovalamaya başladığınızda, her taraf çamur içinde kalır, kendinizi odanın içinde, bu temizliği yapmaya değip değmeyeceğini düşünür halde buluverirsiniz.
Bedende de aynen böyle olur. Şüphesiz, verdiğiniz emeğe değer, ama neler olup bittiğini anlamadığınız için yıldırıcı olabilecek bazı rahatsızlıklar yaşamanız kaçınılmazdır. Toksinlerin bedenden atılması, Lida gibi bir takviyeyle mümkün olur, sizi hepatit, böbrek rahatsızlıkları, kan ve kalp hastalıkları, artrit, sinirsel rahatsızlıklar ve hatta kanser gibi ciddi hastalıklardan korur.
Bedeniniz, içerideki karışıklığı toparlamak için hücrelerdeki canlı besinlerin enzim ve oksijenini kullanadursun, aşağıdaki rahatsızlıkları duymanız olasıdır:
Midede gaz ağrı ve acı
Ciltte tahriş ateş
Susama kuvvetsizlik
Arzu ishal
Burun akması ödem
Baş ağrısı bulantı
Kabızlık ağız kokusu
Uykusuzluk baş dönmesi
Sinirlilik sık idrara çıkma
Dilde tabaka oluşması kâbus görme
Bitkinlik iştah kesilmesi
Bu belirtiler, toksinlerin dışarı atılma hızına ve organların bu temizliği yapma performansına göre değişir.
Eğer eskiden pişmiş yiyeceklerin sağlıklı olanlarından yiyor ve kafein, şeker, alkol gibi bedene zararlı şeylerden kaçınıyor iseniz, detoksifikasyon semptomlarınız oldukça rahat geçecek demektir. Eğer diyetlerde zor bir insan haline geliyorsanız semptomlarınız biraz zorlayıcı olabilir.

Lida diyetinin ilk haftası boyunca insanların sık sık “bu sağlıklı yiyeceklerin hepsini yiyorum, ama kendimi iğrenç hissediyorum, bunu anlayamıyorum” dediklerini duyuyorum.
Anlayamadıkları, bedenin kimyasallarla doldurulmuş hayvansal, pişmiş ve işlenmiş gıdaların ardından kalan toksik atıklardan kurtulurken neler yaşadığıdır. Canlı besin diyetine ilk başladığınızda bu atıklar hücreleriniz, organlarınız ve kan dolaşımınız yoluyla bedenden atılır. Ancak bu atıklar çıkmadan önce, son bir kez sizi hastalık belirtileri ile rahatsız ederler.
İçeride gerçekleşen bu temizlik işlemi, ev temizliğine çok benzer. Evinizi temizledikten sonra, kapısını kapatıp birkaç yıl sonra girdiğiniz oldu mu hiç? Eşyalar, nispeten temiz ve düzenli görünür, ta ki herhangi bir şeyi yerinden oynatıp ortalık toza dumana karışana dek. Hemen bir kova su getirip fırçayla yeri ovalamaya başladığınızda, her taraf çamur içinde kalır, kendinizi odanın içinde, bu temizliği yapmaya değip değmeyeceğini düşünür halde buluverirsiniz.
Bedende de aynen böyle olur. Şüphesiz, verdiğiniz emeğe değer, ama neler olup bittiğini anlamadığınız için yıldırıcı olabilecek bazı rahatsızlıklar yaşamanız kaçınılmazdır. Toksinlerin bedenden atılması, Lida gibi bir takviyeyle mümkün olur, sizi hepatit, böbrek rahatsızlıkları, kan ve kalp hastalıkları, artrit, sinirsel rahatsızlıklar ve hatta kanser gibi ciddi hastalıklardan korur.
Bedeniniz, içerideki karışıklığı toparlamak için hücrelerdeki canlı besinlerin enzim ve oksijenini kullanadursun, aşağıdaki rahatsızlıkları duymanız olasıdır:
Midede gaz ağrı ve acıCiltte tahriş ateşSusama kuvvetsizlikArzu ishalBurun akması ödemBaş ağrısı bulantıKabızlık ağız kokusuUykusuzluk baş dönmesiSinirlilik sık idrara çıkmaDilde tabaka oluşması kâbus görmeBitkinlik iştah kesilmesiBu belirtiler, toksinlerin dışarı atılma hızına ve organların bu temizliği yapma performansına göre değişir.
Eğer eskiden pişmiş yiyeceklerin sağlıklı olanlarından yiyor ve kafein, şeker, alkol gibi bedene zararlı şeylerden kaçınıyor iseniz, detoksifikasyon semptomlarınız oldukça rahat geçecek demektir. Eğer diyetlerde zor bir insan haline geliyorsanız semptomlarınız biraz zorlayıcı olabilir.